Bu eserde milletlerin ortaya çıkışı, yaşayışı ve tarih sahnesinden çekilmesi gibi hususlar “etnogenez” kavramı çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu hususlar İbn Haldun’un fikirlerini hatırlatsa da Lev Nikolayeviç Gumilëv ondan farklı düşünmektedir. İbn Haldun’da milletlerin var oluş süresi 100 yıllık bir zaman diliminde iken Gumilëv bu süreci milenyum üzerinden incelemektedir. İbn Haldun’un düşüncesinde doğum-yaşam-ölüm gibi başlıklar varken Gumilëv bunu doğum-kuluçka-passioner atılım-akmatik safha-süb etnos-süper etnos-rejenerasyon olarak başlıklandırmaktadır. Bunun yanında coğrafi faktörleri de düşüncesine dahil eden Gumilëv, milletlerin süper etnoslara dönüşüm aşamasında coğrafyanın ne gibi etkilere sahip olduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. “Etnogenez” kavramının ve bu kavram etrafında inşa ettiği düşüncesinin daha iyi anlaşılabilmesi için tarihin muhtelif safhalarından örnekler sunan yazar, Türkler, İngilizler, Fransızlar, Almanlar vesair milletlerin süper etnos oluş süreçleriyle alakalı yorumlar yaparak okuyucuyu bu milletlerin uzun tarihlerinde hızlı bir tetkike davet etmektedir.